Kitap’ta şu yazıyor;

Aşı için doktora gitmekten nefret mi ediyorsunuz? Peki ya bunun için sırf bir muz yemeniz yeterli olsaydı?

“Bilim insaları!” genetik modifikasyon denilen bir işlemle, bizler için; içinde hem insan aşıları, hem de ekstra vitamin ve mineral olan yiyecekler yapıyorlar …

Körpe beyinler “bilim” maskesi ardına sığınılarak küçükten GDO ve aşı zehrine alıştırılıyor. Şaşırdık mı? Her yer de taktik aynı.

Aşı’ların Çocuklar Üzerinde ki Etkisi

Amerika’ya bir kronik hastalık ve sakatlık salgını musibet oldu. Amerikan çocukları Dünya’da en çok aşılanan çocuklar ve en çok kronik hastalığa yakalanan ve sakat çocuklar arasındalar.

Bugün, ABD Hastalık Kontrol Merkezleri (CDC – Centers for Disease Control) Amerika’da her 6 çocuktan birinin gelişme geriliği gösterdiğini kabul ediyor.

Geçmiş çeyrek yüzyılda; öğrenme bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) gösteren, astım, diyabet olan çocuk sayısı 3’ten fazlaya katlandı.

Geçmiş çeyrek yüzyıl da; çocuk doktorlarının 6 yaşından küçük bebek ve çocuklara uyguladıkları aşı dozları 2’den fazlaya katlandı.

Bugün kronik beyin ve bağışıklık sistemi bozukluğuna sahip çocukların sayısı, yarısı kadar aşının uygulandığı 1970’lere göre iki katından fazla.

1976’da, 796.000 çocuk öğrenme bozukluğuna sahipti. Bugün bu sayı 6 çocukta 1.

1979’da, 2 milyon astımlı çocuk vardı. Bugün bu sayı 9 çocukta 1.

1970’de, 2.500 çocuktan biri otizm geliştirdi. Bugün bu sayı 150 çocukta 1.

1970’de, 1.750 çocuktan biri diyabetti. Bugün bu sayı 450 çocukta 1.

Bugün, Hastalık Kontrol Merkezleri (CDC) ve Amerikan Pediatri Akademizi (AAP) henüz yeni doğan bebeklere 12 saatlik iken bir doz Hepatit B aşısı uygulanması direktifini veriyor. Henüz doğmamış bebekler hamile annelerinin karnındayken, grip aşısı olan Anne’lerindenbir doz aşı alıyorlar. 2 aylık bir bebek, tek bir günde 8 aşı olabiliyor. 15 ile 18 aylık bir bebek, tek bir günde 12 aşı olabiliyor. Doğum öncesi ve sonrasında 6 yaşına kadar, Amerika’da doğan bebekler toplam 49 dozdan 14 aşı oluyorlar.

Göze çarpan soru: Bağışıklık sisteminin henüz erken hayatta, daha ve daha çok aşı ile örnekdışı manipulasyonu, bazı çocuklar da kronik hastalıklara ve sakatlıklara mı yol açıyor? Acaba az daha mı iyi?

Broşür’de ki yazılar burada bitiyor. Düşünmesi size kalıyor.

Kaynak: http://www.nvic.org/
ABD Ulusal Aşı Bilgilendirme Merkezi

Bazı Aşı Hammaddeleri: Aşıların Sağlığa Zararlı Olmaması Nasıl Mümkündür?

Hayvan kültür hücrelerinden rasgele alınan virüsler ve bakterilerle aşıları yapmak mümkündür.

Cıva, nörotiksin olarak bilinmektedir ve hala tüm dünyada grip aşılarında kullanılmaktadır. Bununla birlikte diğer aşılarda eser miktarda kalmaktadır.

Alüminyum kemik iliği ve beyin hasarına neden olan bir zehirdir.

  • Maymunlardan
  • Köpek böbreğinden
  • Tavuktan
  • Sığırdan
  • İnsandan elde edilen hücreler bulunmaktadır.

Formaldehit (mumyalama sıvısı), kanserojen olarak bilinmektedir ve kullanılmaktadır.

Polysorbate 80, dişi farelerde kısırlığa neden olduğu ve erkek farelerdede testislerde azalmaya neden olduğu bilinmektedir ve kullanılmaktadır.

Sığır’lardan ve domuzdan elde edilen Jelatin’in anafilaksi reaksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir.

Zona hastalığı, suçiçeği ve MMR aşılarında bol miktarda bulunmaktadır.

Monosodyum Glutamat (MSG) grip aşılarında bulunmaktadır ve metabolik bozukluklara (diyabet gibi), felç ve diğer nörolojik düzensizliklere neden olduğu bilinmektedir.

Aşağıda Yayınlanan Sözler Ebeveyn’lerinin Yorumlarıdır. 24 raporun 18′ini ilaç firmaları desteklemiştir.

Bu arada aşıya reaksiyon belirtilerini lütfen not edin:

Aşı’ya Reaksiyon Belirtileri – Anne Yorumları

Yüksek Ateş (39.5C üstü) “Ateşi 40.5C idi. Ateşi düşürmek için soğuk havlular koymam gerekti.”

Cilt (kurdeşen, kızarlıklık, şişkinlik) “Aşının yapıldığı noktada büyük, sıcak bir şişkinlik vardı ve haftalarca inmedi.”

İnce Sesli Çığlıklar “Acı ve ciyak ciyak bir çığlıktı, saatler boyunca sürdü ve hiçbir şey fayda etmedi.”

Yıkılma/Şok “Tamamen beyaza döndü, ağzının etrafında ince mavi bir morluk oluştu, kolları bacakları tamamen boşaldı.”

Aşırı Uyuşukluk “Kendinden geçti ve onu 12 saatten fazla süredir yemek, içmek veya herhangi bir şey için uyandırmayı başaramadık.”

Katılma (İstem dışı kasılmalar) “Gözleri seğirdi, çenesi titredi, tüm vücudu katılaştı ve titremeye başladı.”

Beyin Ödemi “Gözlerini iyice açmış bir şekilde yatağında yattı, sonra sırtını arkaya doğru büktü, çığlık attı ve bayıldı. Şimdi de nöbet geçiriyor.”

Davranış Değişiklikleri “Ne yemek yiyor, ne uyuyor. Kendini yerlere atarak sebepsiz yere bağırıyor. Çok tatlı, mutlu bir çocuktu ama şimdi kontrol dışına çıktı. Tamamen başka bir çocuğa dönüştü.”

Zihinsel/Fiziksel Gerileme “18 aylık oğlum bu aşılardan sonra konuşmayı ve yürümeyi bıraktı. Ağır alerjiler, devamlı bir ishal, kulak enfeksiyonları oluştu ve hep hastaydı.”

Diğer rapor edilen aşı reaksiyonları: kas kontrolünün yitirilmesi, felç, otizm, astım, artrit, kan bozuklukları, diyabet, Guillain Barre Sendromu, ani ölüm.

Bebeğinizin aşı vurulmasını ertelemek isterseniz “AŞI YAPTIRMAYA MECBUR DEĞİLİM” Hareketi‘ne göz atabilirsiniz.

Aşı ve Otizm

İlaç sektörlerinin arasındaki ticari ilişkiyi anlatan BOUGHT adlı belgesel de, ABD’nin en güncel ekonomik sorununun otizm ve şeker hastalarına bakmak için harcaması gereken bakım masraflarının olduğunu, çünkü otizmli bir bireyi 20 yaşına kadar yetiştirmek için 2 milyon dolar harcandığını anlatıyordu. Bundan 100 yıl önce otizm hiç bilinmezken, 40 sene öncesine kadar 1500’de 1 görülmeye başlanmış, ABD’de yayınlanan bir rapora göre; 2007’de bu oran 86’da 1’e düşmüş, günümüzde ise oran 38’de 1’e kadar inmiştir. Ülkemizde istatistiksel bir veri bulunmamakla birlikte; 100’de 1 olduğu tahmin edilmektedir. Dolayısıyla şu an Devlet’lerin çözmesi gereken en önemli sağlık ve ekonomik problemi otizmli çocukların nasıl yetiştirileceği ve yetişkin bireyler olduğunda topluma nasıl entegre olacaklarıdır.

Amerikan Pediatri Akademisi Başkanı Dr. Carol Berkowitz; çevre de meydana gelen değişikliklerin, anneyi ve çocuğu hem hamilelikte, hem de doğum sonrasında etkilediğini ve daha anne karnındayken alınan toksin, ağır metal ve kimyasalların otizme yol açtığını belirtmektedir.

Başta bahsettiğim BOUGHT belgeselinde, normal doğan çocuğuna küçük yaşta yapılan aşı sonrasında oğluna otizm teşhisi konan bir annenin anlattıkları, aşıların içindeki; Alüminyum, Cıva gibi ağır metalli bileşiklerin ufacık bir dozunun bile beynimiz üstündeki etkilerini ortaya koymaktadır. Aşılar ciddi yan etkileri olabilen ilaçlar olduğundan ebeveynlerin kendi araştırmalarını yapması, sonra doktorlarının önerdiği aşılar için ilaç prospektüslerini okuyup kendi kararlarını vermeleri gerekli olduğu görüşündeyim. Aşı’ların yan etkileri ile ilgili bilimsel makale ve videolara aşı hakkında sitesinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca burada ki bir video da aşı taraftarı bir doktor ile aşı karşıtı bir doktorun karşılıklı konuşmalarını gösteriyor.

Otizme Karşı Ağır Metal Şelasyonu

Günümüz de ağır metallerden korunmak nerdeyse imkansız hale gelmiştir. Ağır metal zehirlenmesi belirtileri, otizmle benzerlikler gösterir. Hava’dan atılan Kimyasal Püskürtmeler (Chemtrails) ile aşıdan kat be kat daha fazla zehirli ve aşı içeriğinde bulunmayan daha onlarca element barındırıyor. Yani aşı olmaktan kurtulsanız bile, havadan atılan bu zehiri %100 olarak ciğerlerimize çekip hergün hastalanmamıza sebep oluyorlar.

Aşı Olmadan Önce Planlanan Pazar: İşte Böyle Kandırılıyoruz;

İşte size pazarlama uzmanlarından bir pazarlama dersi! Bu sefer ki ürünümüz “grip aşısı”. ABD Hastalık Kontrol Merkezleri’ne (CDC-Centers for Disease Control) göre her grip aşısı sezonunda/başka bir aşı için ekonomik başarıyı yakalamak üzere 7 aşamalı bir plan yapılıyor. Kullanılan dil ve araçlar (haber kanalları, TV) halk sağlığını düşünen (!) firmalardan hiç bir şeyden şüphelenmeyen halka korku temelli mesajlar gönderiyor, bizi grip/x aşısının gerekli olduğuna ikna etmenin yanısıra motive edip istekte bulundurtuyor.

Adım 1: “Aşılama sezonu” başında grip hakkında konuşmaları başlatın. Posterler, el broşürleri sağlık ile ilgili merkezlere gönderilir. Hastaların aklına “tohumlar” ekilir ki aşı geldiğinde istekte bulunsunlar.

Adım 2: Medya bu sene beklenen “yeni” grip salgını hakkında ciddi hastalık ve sonuçlar yaratacağı konusunda öngörülerde bulunmaya başlar. “Bir sonra ki Dünya’nın en büyük grip salgını..” hakkındaki planlamalar, aşı üretimini salgından önce artırmak, salgının yayılmasını önlemek ve hastalıkla savaşmak konusunda Sağlık Bakan’lığı açıklamaları yapılır.

Adım 3: Sonbahar başında yerel, ulusal tıp ve Halk sağlığı uzmanları medya aracılığıyla konu hakkındaki endişelerini söyler ve sonuçlar hakkında tahminler de bulunarak alarm verir – aşılamaya teşvik ederler. “Milyonlarca insan etkilenecek ve bunların %20si ölecek…” gibi laflar gazete ve TV’lerde gelen haftalarda sarfedilir.

Adım 4: Tıp uzmanlarının raporları kullanılarak Halk davranışlarını motive etmek için konu hakkında çeşitli çerçeveler kullanılır. Dil olarak “çok ciddi”, “geçen senelerden çok daha ölümcül”, Ör. 2003 senesinde sadece 175 kişi ölmesine rağmen “her yıl gripten onbinlerce insan ölüyor”, “griple savaşmanın en iyi yolu grip aşısıdır” gibi laflar kullanılır.

Adım 5: Medya aracılığıyla sağlık yetkililerinin gribin “ciddi hastalıklara yol açtığı ve bir çok insanın gribe yakalanabileceği”ne dair raporlarını yayınlamaya devam edilir.

Adım 6: Hasta çocuklar ve etkilenen Aile’lerin resimleri ve hikayeleri görsel olarak paylaşılır. İlk önce motive etmek için sonra da zorlamak için aşılanan insanların resimleri medya da yer alır.

Adım 7: Grip salgınına ve aşılamanın önemine dair referanslar verilir ve tartışmalar yapılır. Duyduğunuz gibi aşısı da yol da. Bu gribe özel bilgiler için referanslara bakabilirsiniz.

Aşı’lar ile İlgisi Olduğu Belgelenmiş Bazı Hastalıklar:

Alerji ve egzama, Arterit, Astım, Otizm, Reflü, Kanser, Diyabet (bebek ve çocukluk), Böbrek hastalıkları, Çocuk düşürme, Nörolojik ve bağışıklık sistemi hastalıkları, Ani bebek ölümü sendromu (SIDS)

Medikal Literatürde Bilinen Bazı Aşı’ların Yan Etkileri Belgelenmiştir. Bunlar:

Kan pıhtılaşma zorluğu, kalp krizi, kanama; Kulak enfeksiyonları; Bayılma ; Diyaliz gerektiren böbrek kayıpları; Felç/epilepsy; Ürtiker ve anafilaksi gibi ciddi alerjik reaksiyonlar; Ani Ölümler

Hasta olduğunuzda, ilaç firmaları, sigorta firmaları ve medikal sistem zengin olmaktadır.

Aşılar yaşam boyu bağışıklık sağlamamaktadır. Bu nedenle ilave aşılar tavsiye edilmektedir. Her ilave aşı yan etki riskini arttırmaktadır. Aşıların yan etkileri hayatınızın kalan kısmında sizleri hasta yapabilmektedir. Ayrıca, pek çok ilacın yan etkisi aşılar nedeniyle olmaktadır.

Amerika’da, ne ilaç firmaları ne de Doktor’lar aşılardan meydana gelen olumsuz olaylardan dolayı yargılanamamaktadır. Her ikisi de; 1986 Ulusal Çocuk aşısı sakatlık yasası ile korunmaktadırlar. Bu yasa Ronald Reagan tarafından imzalanarak uygulamaya konulmuştur; ” Hiçbir ilaç üreticisi, ilaca bağlı yaralanma ve ölümlerden gelen zararların hukuki davalarının tazmininden sorumlu değildirler.” (Public Law 99-660)

Gıda Raporu

Kitle İmha sınıfı biyolojik silahları her yoldan Halk’lar üzerinde uygulatmaya çabalarken, diğer taraftan aşı ihtiyacını yaratma potansiyeline sahiptirler. Dünya nüfusunu azaltma planları, fark ettirmeden ve bilgi sızdırmadan operasyonlarını her varyasyonelliklerini hesaplayarak devreye sokarlar. O kadar yavaş adımlarla ve Ay’da Petrol Var Oyunu oynayarak devam ederler ki; insanların algısı bütün bu olanları göremeyecek ve fark edemeyecek inceliktedir. İnsan doğası gereği çok yavaş ilerleyen bir cisme 10 sn. baktığında onun ilerlemediğini zanneder, ancak fiziksel olarak herşey hareket etmektedir. İşte üzerimizde oynanan oyunların tümünü, insan algısını zannettirecek ve fark etmeyecek boyutta planlarlar.

Aşı ile ilgili bilgiler ve çözümler için şu sitelere de mutlaka bakınız;

www.dogalanneyim.blogspot.com (Kaynak)
www.nccn.net/~wwithin/vaccine.htm
www.asihakkinda.com/ (Kaynak)
www.groups.yahoo.com/group/Vaccinations
www.groups.yahoo.com/group/vaccineinfo
www.nvic.org/
www.whale.to/vaccines.html
www.informationliberation.com/?id=13924
www.vaccinesafety.edu/package_inserts.htm
www.alternamoms.com/vac.html
www.curezone.com/topic/vaccination/
www.healingourchildren.org/vaccine_side_effects.htm

Daha Fazla Bilgi Edinebileceğiniz Kitaplar

Saying No To Vaccines – Sherri Tenpenny, DO
Make an Informed Vaccine Decision For the Health of Your Child – Mayer Eisenstein, MD, JD, MPH

Vaccines: Are They Really Safe and Effective?- Neil Miller

Child Health Guide – Randall Neustaedter

Childhood Vaccinations: Questions All Parents
Should Ask – Tedd Koren, DC

How to Raise a Healthy Child in Spite of Your

Doctor – Robert Mendelsohn, MD

Jabs, Jenner and Juggernauts – Jennifer

Craig, PhD, BSN, MA, Dhom

Natural Alternatives to Vaccination – Zoltan Rona, MD

The Crime of Vaccination – Tenison Deane, MD

The Sanctity of Human Blood: Vaccination is

Not Immunization – Tim O’Shea, DC

Vaccination – Gerhard Buchwald, MD

Vaccination: 100 Years of Orthodox Research –
Viera Scheibner, PhD

Çeşitli Kaynaklardan Derlenmiştir.

6 YORUMLAR

  1. yukarıda bahsi geçen aşı manipülasyonu çok doğru ve değerli bir konu çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren bu çalışma çok iyi olmuş tek bir ayağı eksik kalmış bana göre. o da olursa sonuçlar daha gerçekçi ve ileri taşır durumda olur. Aşı yapılmış toplumda değişen % ler aşı yapılmamış toplumda değişen % ler gibi.

    • (26 Ekim 2015) Bugün Yenisöz de yayımlanan Fatih Alkan Bey’in kaleme aldığı şu yazı da önemli bilgiler ihtiva ediyor.

      Fatih Alkan, ‘Tıbbi bir tabu: Aşı’ başlıklı yazısını Yeni Söz için kaleme aldı.

      TIBBİ BİR TABU: AŞI

      Yaşadığınız doğruların aslında yalan olduğunu fark etmeye başladığınız bazı zamanlar vardır. Başınıza dank eden bazı doğruları görmek için yaşınızın kaç olduğu, mesleğinizin hangi konumunda bulunduğunuz da önemli değildir. Bir gazete yazısı, hiç bir zaman yemeyeceği bir besinle beslenmeye çalışan bir kuşu, kediyi görmeniz belki de sizi koca bir kayaya çarpmaktan alıkoyacaktır.

      20 Mayıs 2014’te BBC’de yer alan bir habere göre CIA ve Beyaz Saray, aşı kampanyalarını casusluk ve DNA hırsızlığı için kullandığını kabul eden bir yazı yayınladığında bunu görebilmek için idrak tutulmasına girmemiş olmamız gerekiyordu. Aynı yazının devamında ise Bin Ladin’in Hepatit B aşı programı sayesinde yerinin tespit edildiği yer almaktaydı. Demek ki; önümüze yardım niteliğiyle gelen her şey masum değildir.

      Aşı

      Çocukluğumuzdan beri bizlere okullarda sağlığımızı korumak için yapmamız gerekenler anlatıldığında birinci sıraya konan her zaman aşılanmamız gerektiği oldu. Fakat hiç kimse 20. yüzyıla kadar gelen insanoğlunun geçmiş devirlerde aşılanmadığı hâlde hayatını nasıl devam ettirdiğini söylemedi.

      Düşünmeyen nesiller üretmekte gayet mahir olan eğitim sistemimiz, söyleyecek sözü olanları tepelemekte de mahirdi. Verilecek bir aykırı cevaba “sen daha mı iyi biliyorsun?” ya da “senin dediğin gibi olsa bunu daha önce bilim adamları ispat ederdi” veya “zararlı olsa devlet zaten izin vermez” gibi cevaplar aklımızdaki kurdun barınmasına imkân tanımıyordu.

      Ülkemizde akıllarına kurt düşen birçok aile çeşitli nedenlerle çocuklarına aşı yaptırmamakta, bu yüzden de bulundukları yerin Toplum Sağlığı Merkezleri ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Sosyal Hizmetler Müdürlükleri tarafından takibata uğramaktadır.

      Modern tıbbın insanın bağışıklığının sadece aşı programları aracılığı ile korunacağına dair tabusu nedeniyle birçok aile mahkeme kapılarında sürünmekte. Toplum Sağlığı Merkezinde aşı takibini yapan ebe, hemşire ve aile hekimleri, aileleri çocuklarının zorla aşılanmalarının sağlanması amacıyla önce aileye ulaşmakta, ailenin aşı yaptırmaması halinde çocuklarının velayetinin kendilerinden alınacağı, aşı yaptırmayan çocukların okula kaydedilmeyeceği, aşı yaptırmayan anne babanın hapse girebileceği gibi yalanlarla aileleri korkutmakta.

      Bu yalanlar işe yaramadığında ise İl Sağlık Müdürlüğüne bildirmekte, İl Sağlık Müdürlükleri de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı bulunan Sosyal Hizmetler Müdürlüklerine yaptıkları şikâyet ile çocuğuna aşı yaptırmak istemeyen ailelere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununu delil göstererek mahkemenin yolunu göstermektedir.

      Aileleri ikna etmek için de sağlık çalışanlarınca bir korku oluşturmak, cezaladırmak, hevesini kırmak ve aşı yaptırmayan aileleri çocuklarının velayetlerinin alınmasıyla tehdit etmek gibi yollara sıklıkla başvurulmakta, bu suretle ailelerin direnci kırılmaya çalışılmaktadır.

      Ordu’da görev yapan Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayyayla bile bu tehditlerden nasibini almış, aşıların zorunlu olduğu yalanı ona bile dikte edilmeye çalışılmış. Genel Bağışıklama Genelgesi haricinde hiçbir dayanağı olmayan (genelge okunduğunda genelgenin de bir kanuna dayandırılmadığı ortaya çıkmaktadır) aşı programları birçok ilimizde birçok aileyi bunaltmış ve bunaltmaya da devam etmektedir.

      Sağlık çalışanlarının bilmediği veya bildikleri halde işlerine gelmeyen şey; tıp biliminin kuralları uygulanmak suretiyle yapılan her türlü müdahalenin tıbbi müdahale olduğu ve o halde aşının da tıbbi bir müdahale olduğudur.

      Aşılar da önleyici nitelikte bir tıbbi müdahaledir. Sağlık alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir ve tıbbi müdahale de bulunabilmek amacıyla hastadan veya hastanın vasisinden muvafakat alınması gerekir.

      Evlere çocukların durumlarını incelemek maksadıyla gelen Sosyal Hizmetler Uzmanları genelde aşıların zorunlu olduğu gibi bir önyargı ile aileleri ziyaret etmekte, bu ziyaretlerde kanunda bu konuda düzenleme bulunmamasına rağmen sanki kanuni bir zorunluluk varmış gibi aileleri bu aşıları yaptırmadığı takdirde, çocuklarının velayetini alabilecekleri ile tehdit etmektedirler. Pek çok anne baba, bu tehdit sonucunda bile çocuklarına istemeye istemeye aşı yaptırmakta, olmayan yasal zorunluluk korku dağları gibi üzerlerine çökmektedir.

      Aşılama programlarının hukuki bir dayanağının olmadığı birçok mahkemece verilmiş kararlarla belgelendirildiği halde, hâlâ Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı il ve ilçe yöneticilerinin hukukî bir zorunluluk varmış gibi çocuklarımızı aşılamaya çalışmaktan vazgeçmemekte.

      Hatta öncelikle kanun maddelerini okumayı bilen ve yorumlayabilen, özellikle Çocuk Koruma Kanunu’nda aşı yapılmasıyla ilgili hiç bir dayanak bulunmadığının farkında olan kurum yöneticilerine ihtiyaç vardır.

      Fatma Şahin’in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Recep Akdağ’ın Sağlık Bakanlığı dönemlerinde hız kazanan ve halefleri dönemlerinde de devam eden müdahalelere bir son verilmelidir. Bunun tıbbi faşizme neden olacağı gözden kaçırılmamalıdır.

      Zorla yapılmaya çalışılan bu aşılama çalışmalarının ilk iki paragrafta da bahsettiğim gibi bir casusluk faaliyetinin parçası olabileceği de unutulmamalı.

      Zihnimizdeki kurtların da canlı kalması gerek. Yoksa her ayranım var diyenin peşine takılmakta bir beis görmeyeceğiz.

      Kaynak : http://www.yenisoz.com.tr

  2. Aşı ile hukuki mücadele nasıl yapılmalı?

    1-) ASM tarafından bebeğinize ilk aşısı yapılmak üzere ASM’ye davet edildiğinizde, bu davete icabet ederek bebeğinize aşı yaptırmak istemediğinizi ifade edip buna ilişkin hazırlanacak tutanağın imzalanması gerekir. Bu tutanağın bir kez imzalanması yeterlidir. Her aşı için ayrı ayrı tutanak imzalanmasına gerek yok. İlk tutanakla, “bebeğime hiçbir aşıyı yaptırmak istemiyorum” şeklinde tutulursa bir daha tutanak imzalamak üzere davet edilmeyeceksiniz. Davete icabet edilmeyip ASM gidilmemesi halinde ASM görevlileri tarafından sürekli olarak aranacaksınız bundan hiç kuşkunuz olmasın. Bebeğinize aşı yaptırmak istemediğinize ilişkin tutanağı imzaladıktan sonra halen bebeğinize aşı yapılmak üzere ASM tarafından sürekli olarak aranarak “aşı yaptırmadığınız takdirde bebeğinizin velayeti elinizden alınacak, belki hapse atılacaksınız, bu çocuk istismarına girer, sizin için iyi olmaz” gibi tehditlerle ASM ye davet edilmeniz durumunda, Türk Ceza Kanununun 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma ve 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçları nedeniyle ilgililer hakkında bulunduğunuz yer Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunabilirsiniz. Hiçbir yazılı mevzuat hükmünde aşıların zorunlu olduğuna ilişkin hüküm bulunmamasına ve aşı yaptırmak istemediğinize ilişkin tutanak imzalamış olmanıza rağmen sizi bu şekilde tehdit etmelerine izin vermeyin.

    2-) Tutanak imzalandıktan sonra Türkiye’nin büyük bir kısmında size karşı herhangi bir dava açılmıyor. (Bu nedenle Nerede oturduğunuzu önemli, benim gibi bahtsız iseniz biraz uğraşacaksınız.) Ancak Türkiye’nin belli yerlerinde il Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü vasıtası ile Aile Mahkemesinden çocuk hakkında aşırı yaptırılmamış olması nedeni ile Sağlık Tedbiri Kararı talebinde bulunuyor.

    a-) Bazı yer mahkemeleri bu talebi duruşma açıp çocuğun anne ve babasını duruşmaya çağırmaksızın dosya üzerinden değerlendirerek karara bağlıyor. Bu karar aileye tebliğ ediliyor, 7 gün içerisinde bu kararı itiraz edilmelidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre dosya üzerinden duruşma açılmaksızın karar verilmesi hukuka aykırı mutlak surette bozma sebebidir. Süresi içerisinde itiraz edilmesi halinde bir üst mahkeme tarafından dosya yargıtaya gönderiliyor veya alt mahkemenin vermiş olduğu karar kaldırılıyor. İtiraz konusunda tüm arkadaşlarımıza bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yardımcı olunacaktır.

    b-) Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü vasıtası ile çocuğunuz hakkında sağlık tedbiri talebinde bulunulduktan sonra normal işlenmesi gereken süreç; mahkemenin tensiple duruşma günü belirleyerek size davetiye göndermesi ve sizi duruşmaya davet etmesi şeklinde olacaktır. Bu durumda mutlak surette duruşma gününden önce neden aşı yaptırılmak istenmediğine ilişkin hukuki ve tıbbi gerekçeleri içeren yazılı savunma mahkemeye verilmelidir. Duruşma günü mahkemede, daha önce mahkemeye verilmiş olan yazılı savunma ve gerekçeler tekrar edilerek/3-5 cümle ile özetlenerek neden aşağı yaptırılmadığı hâkime sözlü olarak izah edilmelidir. Kararın aleyhinize çıkması durumunda verilen karar yazıldıktan sonra size tebliğ edilecek, bu tebliğden itibaren mutlaka 15 gün içerisinde verilen karar Yargıtay’a gönderilmek üzere temyiz edilmelidir. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da mahkemeye verilecek savunma ve Yargıtaya temyiz dilekçeleri konusunda bütün üyelerimize yardımcı olunacaktır.

    c-) Verilen karar lehinize olursa yani Aile Mahkemesi tarafından Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün çocuk hakkında Sağlık Tedbiri uygulanması talebinin reddine karar verilmesi halinde; bu karar yazılıp taraflara tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü avukatı tarafından temyiz edilecektir. Temyiz dilekçesinin bir sureti davalı tarafa yani aileye tebliğ edilecek, temyiz dilekçesine karşı aile istemesi halinde 15 gün içerisinde temyiz dilekçesine karşı cevap dilekçesi yazıp mahkemeye verebilir.

    3-) Yerel mahkeme tarafından dosyanın Yargıtaya gönderilmesi durumunda Yargıtay tarafından iki şekilde karar verilebilir.

    a-) Yerel mahkemenin vermiş olduğu karar lehinize ise ve Yargıtay lehinize verilmiş olan kararı ONARSA sizin yününüzden karar kesinleşmiştir. Artık kimse sizin çocuğunuza zorla aşı yapmaya kalkışamaz. Ayrıca bu karar örnek/emsal bir karar olarak yerel mahkemeler tarafından dikkate alınır. Yerel mahkeme tarafından lehinize verilmiş olan karar Yargıtay tarafından bozulursa dosya tekrar yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye geri gelir süreç baştan itibaren yeniden işlemeye başlar.

    b-) Yerel mahkeme sizin aleyhinize karar vermiş, siz de bu kararı 15 günlük yasal süre içerisinde temyiz etmiş iseniz; yukarıda olduğu gibi Yargıtay yine iki şekilde karar verebilir. Sizin mahkemeye sonmuş olduğunuz hukuki ve tıbbi gerekçelerinizi yerinde ve yeterli bulursa aleyhinize verilmiş olan yerel mahkeme kararını bozarak dosyayı yerel mahkemeye iade eder, bu durumda süreç yeni baştan işlemeye başlar.

    Aleyhinize verilmiş olan karar dosyasında, Yargıtay dosyaya sunmuş olduğunuz hukuki ve tıbbi gerekçelerinizi yerinde ve yeterli bulunmaz ise mahkemenin vermiş olduğu kararı onar. Bu karara karşı karar düzeltme yoluna gidilebilir. Ancak bu yolla netice almak neredeyse mümkün değildir. Zira karar düzeltme işlemini de dosyayı bozan veya oynayan Yargıtay ikinci Hukuk Dairesi tekrar incelemekte ve karara bağlamaktadır. Bu durumda her şey bitmiş midir? Hayır her şey bitmiş değildir, kesinleşmiş olan bu karara karşı hak ihlali nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı kullanılarak müracaat edilebilir. Anayasa Mahkemesi tarafından talebinizin reddedilmesi halinde hak ihlali nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne müracaat etme hakkınız vardır. Bütün bu süreçler tamamlanıncaya kadar sizin çocuğunuz bağışıklık sistemini güçlenmiş, gayet sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde en az anaokuluna başlamış olur. Yeter ki yasal süreçleri iyi takip edip zamanında başvurularımızı yapalım. Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum…

    Halen üye olmamış arkadaşlarımı “aşı tıbbi ve hukuki zorunluluk değildir” isimli gruba bekliyorum. Orada aşı gerçeği tüm çıplaklığı ile birlikte aktif bir şekilde hem hukuki hem de tıbbi yönleriyle tartışılıyor.

    Ordu Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayyayla

  3. “PROF. DR. ALİŞAN YILDIRAN’IN AŞILAR VE BAĞIŞIKLANMA İLE İLGİLİ TABU YIKAN BİLDİRİMLERİ

    Çocuk İmmünoloji-Allerji Uzmanı, Prof. Dr. Alişan Yıldıran, Medimagazin adlı, sağlık çalışanlarına yönelik online dergide çıkan “Ülkemizde Zorla Aşı Yapılabilir mi?” adlı makaleye bıraktığı aşağıdaki yorumla, Türkiye’de aşılama ile ilgili yaygın ve aynı zamanda yanlış kanaatleri bilimsel referanslar ve sahada konunun uzmanı olarak edinilen tecrübe ışığında çürütüyor.

    Ülkemizde gayribilimsel ve etik dışı bir anlayışla Amerika’dan birebir kopya edilmekte olan yüklü aşı programı ve bunun yine tıpkı ABD’de olduğu şekliyle halka birtakım hukuksuz yaptırımlar yoluyla zorla dayatılması, ebeveynlerin ‘aydınlatılmış rıza’ hakkının yok sayılması, bu etkinliği ve güvenliği garanti edilemeyen “koruyucu” tıp uygulamasının sonuçlarını bugün küçük çocuklarda epidemik boyuta oluşan alerji, gıda intoleransları, astım, diyabet ve diğer otoimmün hastalıkların yanısıra çığ gibi artan otizm vakaları olarak karşımıza çıkarıyor. Sözü şimdi ehline bırakalım …

    Prof. Dr. Alişan Yıldıran:
    Aşılar immünoloji biliminin başlangıcı ve lokomotifidir, immün sistem hakkında pek çok bilgi aşı geliştirme çalışmaları ile elde edilmişdir (1).
    Aşılar koruyucu tıbbın ikinci önemli enstrümanıdır, birincisi temizlikdir (1).

    Houweling ve ark.’nın 2004’de aşılar ile ilgili en önemli dergi olan Vaccine’de yayınladıkları makalede, toplumsal aşılama ile ilgili belirledikleri 7 ilkeden birincisi ‘toplumsal sağlığı tehdid eden hastalıkların hedef alınması’dır (2).

    Çocuk aşı takvimindeki aşıların çoğunun bu ilkeye uymadığı kanaatindeyim (mortalite ve mortalite %0.1’den fazla olmalı).

    Yenidoğan ve süt çocuklarının (2 yaş altı) immün sistem özellikleri, aşılara ve çoklu aşı uygulamalarına verdikleri cevap ile ilgili bilgiler oldukça sınırlıdır (3, 4).
    Aşılar konusunda en önemli uzmanlardan biri olan Dr. Siegrist mevcut aşıların antikor bağımlı ve kısa süreli koruma sağlayabileceğini, immün sistem ve sağlık üzerine uzun dönemdeki etkilerinin bilinmediğini belirtmekdedir (5).

    Aşılar immün sistemin, sapmış immün cevaplar oluşturmasına, otoimmün hastalıklar oluşturmasına yol açabilirler (6).

    Sinir sistemi matürasyonunu ancak iki yaşında tamamlar (yürüme ve konuşma ancak bundan sonra mümkün olmakdadır), gelişimine daha sonra da devam eder. Bu bakımdan aşıların sinir sistemi üzerindeki muhtemel otoimmün etkileri göz ardı edilemez (7).
    İnsan organizması ağırlığının yarısını oluşturan ve simbioz yapdığı bir mikrobik evren (mikrobiom) oluşturmakdadır ve aşıların bu evren ile ilişkisi hakkında bilgimiz yok gibidir (8, 9).
    İngiltere, Fransa gibi bazı gelişmiş ülkelerde mecburi (mandatory, compulsory) aşılama yokdur (7).

    Dört yıldır bu konuyu araştırıyorum, laboratuarımda ve polikliniğimde aşıya bağlı olduğunu düşündüğüm pek çok vaka ile karşılaşıyorum, maalesef bunu doğrudan gösterebilecek laboratuar tetkiki yokdur.
    Ülkemizde aşı yan etkileri ile ilgili ABD’deki VAERS muadili bir sistem henüz yokdur.

    [ED-NOT: Türkiye’de kağıt üzerinde de olsa var olduğunu bildiğimiz bir Aşı Sonrası İstenmeyen Etki (ASİE) Bildirim Sistemi mevcut. Ancak ortaya çıkan reaksiyonların (ölüm de dahil olmak üzere) nedense aşıyla hiçbir zaman bağlantılı olamayacağı inancıyla görev yapan sağlık görevlilerimizce ne derece aktif olarak kullanılıyor bilemiyoruz. Belki Sağlık Bakanlığı bu ailelerin de bildirimde bulunabileceği sistemi, hazırlayacakları kamu spotlarıyla veya Twitter’dan yürüttükleri aşı bilgilendirme çalışmalarında en azından bahsini ederek kamuoyuyla paylaşabilir ve tıpkı Amerika’da olduğu gibi online olarak herkesin erişebilmesi ve yan etki çeşitlerinin ve oranlarının takibini yapabilmesini sağlayabilir?]

    Ülkemizde akraba evlilikleri ¼ oranında olduğu için immün yetmezlikler açısından çok geniş bir havuz oluşturmakdadır (10). Bu popülasyona çocuk aşı takvimi uygulaması konusunda ciddi endişelerim vardır. Bu temel bilgiler dikkate alındığında, kendini korumakdan aciz bir bebeğe, biyolojik ve hukuki olarak velisi-vasisi olan anne-babasının aydınlatılmış muvafakati alınmaksızın aşı yapılmasının ahlaki, vicdani ve tıbbi olmadığıaşikardır.

    Muhterem Hakan Hakeri hocam konunun hukuki değerlendirmesini vukuf ile yapmışdır. Kendisine şükranlarımı sunarım.

    ‘Sağlık Bakanlığı’ ve ‘Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları’nın bu yanlış uygulamadan vazgeçmeleri gerekmekdedir.

    1. Katkı Pediatri Dergisi, 2006.
    2. Houweling H, Verweij M, Ruitenberg EJ. Criteria for inclusion of vaccinations in public programmes. Vaccine 2010, 28: 2924-2931.
    3. Hodgins DC, Shewen PE. Vaccination of neonates: problem and issues. Vaccine 2012, 30: 1541-59.
    4. Fisker AB, Ravn H, Rodrigues A, Ostergaard MD, Bale C, Benn CS, Aaby P. Co-administration of live measles and yellow fever vaccines and inactivated pentavalent vaccines is associated with increased mortality compared with measles and yellow fever vaccines only. An observational study from Guinea-Bissau. Vaccine 2014, 32(5): 598-605.
    5. Siegrist CA. Vaccine immunology. In: Vaccines. 5th Ed. Philadelphia: Saunders. Eds. Plotkin SA, Orenstein WA,Offit PA. 2008, Pp. 18-36.
    6. Shoenfeld Y, Agmon-Levin N. ‘ASIA’ – autoimmune/inflammatory syndrome induced by adjuvants. J Autoimmun 2011, 36: 4-8.
    7. http://iospress.metapress.com/content/e78n0861qlv220x7/
    8. Round JL, Mazmanian SK. The gut microbiota shapes intestinal immune responses during health and disease.Nat Rev Immunol 2009, 9: 313-23.
    9. Ferreira RB, Antunes LC, Finlay BB. Should the human microbiome be considered when developing vaccines?PLoS Pathog. 2010 Nov 18;6(11):e1001190. 10. Keles S, Artac H, Kara R, Gokturk B, Ozen A, Reisli I. Transient hypogammaglobulinemia and unclassified hypogammaglobulinemia: ‘similarities and differences’. Pediatr Allergy Immunol 2010, 21(5): 843-51.”

  4. ŞİMDİLİK iyi haber:

    “Anayasa Mahkemesi, anne ve babasının muvafakati olmadan çocuğa aşı yapılmasının, Anayasanın 13. ve 17. maddesine aykırı olduğu ve ihlal oluşturduğu kararını verdi. Tüm üyelerimize ve Türkiye’ye hayırlı olsun…” – H. Ayyayla

    Anayasa Mahkemesi, anne-baba rızası olmadan çocuğa zorunlu aşı yaptırılmasını Anayasa’ya aykırı buldu. AYM yetkilileri, zorunlu aşı konusunda yasal düzen-leme yapılmadıkça rıza dışı aşı yapılamayacağını belirtti.

    ANAYASA Mahkemesi (AYM) anne-baba rızası olmadan çocuğa zorunlu aşı yaptırılmasının Anayasa’nın ‘kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı’nı düzenleyen 17’nci ve ‘temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğine’ ilişkin 13’üncü maddesine aykırı bularak ihlal kararı verdi.

    KANUNİ DÜZENLEME YOK

    AYM’nin ilke kararı ışığında, yasal bir düzenleme ile kısıtlama getirilmediği sürece anne-baba rızası olmadan mahkeme kararıyla bile olsa çocuğa zorunlu aşı yaptırılamayacak.AYM, çocuğa aile rızası olmadan aşı konusunda bir kanuni düzenleme bulunmadığı, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği gerekçesiyle ihlal kararı verdi. AYM yetkilileri Hürriyet’e, ihlal kararının Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi’nin, Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Medeni Kanunu’na dayanarak, “Çocuğun üstün yararı” gerekçesiyle “Devlet, geçerli bir delil gösterilmedikçe, anne-baba rızası aramaksızın çocuğa zorunlu aşı yaptırabilir” şeklindeki yeni ve zorunlu aşıya vize veren içtihatı ile çelişmediğini de bildirdiler. Yetkililer, kararın AYM Genel Kurulu’nca verildiği için ilke kararı niteliği taşıdığını ve benzer bireysel başvurularda da ihlal kararı verileceğini bildirdiler. Hükümetin zorunlu aşı konusunda yasal düzenleme yapması gerektiği kaydedildi.

    YARGITAY AŞIYA VİZE VERMİŞTİ

    Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, son dönemde “Domuz kanı var”, “Aşı­lar gü­vensiz” gibi gerekçelerle çocuklarına zorunlu aşı yaptırmak istemeyen anne ve babaların sayısının artması üzerine geçen yaz “Çocuğun üstün yararına açıkça aykırı ise rıza aranmaz” diyerek “Aşı yapılmalı” kararı vermişti.

  5. bu-sadece-grip-aşısımı-yoksa-doğdutan-sonra-yaptırdığımız-kızamık-vb-aşılarmı
    hangi-aşılardan-uzak-duracağız-anlamadım-daha-detaylı-açıklama-lütfen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here