07.11.1966 Tarih ve 10a Sayılı Hava Durumunu Değiştirme Çalışmalarına Yönelik Tavsiye Edilen Ulusal Program

Atmosferik Bilimler Bakanlıklar arası Komitesi’nin (ICAS) ve aynı zamanda bu Komitenin NASA’da temsilcisi olan Dr. Homer E. Newell tarafından adı geçen Komite için hazırlanan 7 Kasım 1966 tarih ve 10a sayılı “Hava Durumunu Değiştirme Alanında Tavsiye Edilen Ulusal Program” başlıklı raporda;  kurumların yürütmekte olduğu hava durumunu değiştirme faaliyetleri; hava durumunu değiştirme kapsamında geleceğe yönelik planlamaları; kurumlar arası ilişkiler; bu alandaki araştırmalarda sorumlulukların kurumlar arasında paylaşımı gibi konulara yer verilmiştir. Rapor, Komite tarafından etraflıca değerlendirilmiş ve onaylanarak Bilim ve Teknoloji Federal Konseyi’ne sunulmuştur.

Raporun hazırlanmasına katkı sağlamak üzere Haziran 1964’te Ulusal Bilim Vakfı tarafından Hava Durumunu Değiştirme çalışmalarını değerlendirmek üzere Özel Komisyon oluşturulmuş, bu alandaki çalışmalar hava durumu ve iklimi değiştirmenin;

  • Fiziksel,
  • Biyolojik/ekolojik,
  • İstatistiki,
  • Toplumsal,
  • Uluslararası,
  • Yasal mevzuat,
  • İdari ve mali yönlerini ortaya koymak üzere 7 alt-çalışma grubu sorumluluğunda gözden geçirilerek öneriler hazırlanmıştır.

1966 tarihli bu raporda; geçen 20 yıl içinde hava durumunu değiştirme deneylerinin ve özellikle gümüş iyodür kristali gibi maddeler kullanılarak bulut tohumlamanın etkileri üzerinde çeşitli deneyler yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. Belgeye göre alınan sonuçlar kısıtlıdır. Uygun koşullar altında yağış miktarının %10 – 25 oranlarında artırılması ve yıldırım düşmesine bağlı yangınların sıklığının azaltılması mümkündür.  Dolu yağışı bazı durumlarda önlenmiş, bazılarında ise artmıştır.  Buna rağmen elde edilen kısıtlı başarı teşvik edici bulunmuş ve hava durumunu değiştirme sistemlerindeki dinamiklerin anlaşılması için ihtiyaç duyulan araştırmalara hızla devam edilmesi önerilmiştir.

Ancak tüm bu çalışmaların koordinasyonu ve sürekli olarak görünürlüğünün sağlanması için resmi bir prosedür geliştirilmesi; yasal düzenlemeler yapılması ve kontrolünün sağlanması ihtiyacı vardır. Çünkü bu tür çalışmaların büyüklüğü ve sıklığı artmakta ve kapsamı yönünden de giderek uluslararası bir nitelik kazanmaktadır. Bu konu özellikle hava durumunu değiştirme faaliyetlerinin kötü sonuçlarına karşı bir koruma mekanizması geliştirilmesi ve aynı zamanda geçerli deneylerin yapılmasına imkân tanınması için gereklidir.

Raporun hazırlandığı 1966 yılı hesaba katıldığında özellikle bazı noktalar dikkat çekicidir:

  • Albedo (yansıtabilirlik; yüzeylerin yansıtma gücü veya bir yüzeyin üzerine düşen elektromanyetik enerjiyi yansıtma kapasitesi. Genel olarak güneş ışığını yansıtma kapasitesi için kullanılır[1]), yoğunluk (bulanıklık), ışınım (radyasyon) ve aerosoller konusunda sistemli bir araştırma programı ve,
  • Mevcut radyo sonda cihazlarından yararlanarak, müdahale edilmemiş hava durumunun potansiyel değişim ölçüsü, iletkenlik, hava-toprak akımı gibi atmosferik elektriksel parametrelerine yönelik çalışmaların da planlanmasıdır.

Raporda bu parametrelerin doğal ve yapay (!) hava kirliliğini izlemeye yönelik etkili araçlar olabileceği belirtilmiştir.

  • Gümüş iyodürün güneş ışınımı altında dondurucu veya sublimasyon çekirdeği olarak fonksiyonlarının araştırılması, gümüş iyodüre ilaveten kurşun oksit gibi çeşitli çekirdekleştirici maddelerin de incelenmesi öngörülmektedir. Bu sayede gümüş iyodüre denk yayılma kapasitesine sahip ve Piroteknik araçlarda kullanılabilecek daha ucuz maddelerin bulunmasının sağlanabileceği öngörülmüştür.
  • Gerek yeryüzünde gerekse hava araçları yoluyla bütün atmosferik parametrelerde kullanılacak araçlar geliştirilmelidir.

Raporda geniş ölçekli hava durumunu değiştirme uygulamalarının uluslararası yönden önemli ölçüde ve iki yönlü etkisi olacağı ifade edilmiştir:

  • Coğrafi yönden daha geniş bir alanda uygulandığında bu uygulamalardan etkilenecek olan sınır ülkeler ile koordinasyon ihtiyacı vardır. Söz konusu deneylerin okyanusların üzerinde yapılması halinde, aynı şekilde hava durumunu değiştirme uygulaması yapan ülkeler ile bir çatışma yaşanması söz konusu olabilir. Bu konuda yasal bir düzenleme ve koordinasyon sağlanması kaçınılmazdır. Bu deneylerin planlandığı süre içinde (1972 yılına kadar) uluslararası düzenleyici bir organın işler kılınması beklenmemektedir. Hava durumumu değiştirme çalışmalarından sorumlu olmak üzere aslında iyi niyetle yola çıkılmış olsa bile uluslararası bir ajansın kurulmasında eğer ilgili tarafların nükleer enerji ve uzay konusundaki deneyimleri yönlendirici olacak ise böyle bir uluslararası ajans muhtemelen kuşkuyla karşılanacak ve siyasi problemleri çözmek yerine problemlere yol açacaktır.  Bu nedenle uluslararası doğabilecek herhangi bir probleme karşı pratik ve yapıcı bir yaklaşımla ikili veya çok taraflı anlaşmaların yapılması ile hava durumunu değiştirme deneylerinin önü açılacaktır.

Geniş ölçekli hava durumunu değiştirme deneylerinde ABD’nin komşu ülkelerle karşılıklı çıkar ilişkisi kurmaya ve onların da bu tür deneylerde yer almasını sağlamaya çalışacağı; bu yolla artan sayıda ülkeyi eğitebileceği; iyi niyetini ortaya koyabileceği; üçüncü ülkelerin gözünde hava durumunu değiştirme uygulamalarına yönelik kabul sağlayabileceği; ulusal çıkarlarının  üstündeki değerlerini gösterebileceği; uluslararası platformlarda gerektiğinde hava durumunu değiştirme uygulamalarından kaynaklanan problemlerin ele alınmasında politik bir dayanak oluşturmaya yönelik desteklerini kazanabileceği vurgulanmıştır.

(2) Hava durumunu değiştirme deneyleri küresel ölçekte uygulandığında ulusal uygulamalardan elde edilecek yarar ve mükafatların da büyük oranda artacağı belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere geçmişi 50 yıla dayanan ve gelecek planlamaların yanında önceki uygulamaların da değerlendirildiği bu belge gerçekte hava durumunu değiştirme teknolojisinin ve bu yöndeki deneylerin 1940’lardan itibaren başlamış olduğunu en net şekilde gözler önüne sermektedir.

Sonuç olarak bunca belge ve bilgiye rağmen gerek bu uygulamaların varlığını inkâr ve gerekse kimyasal, ağır metal bileşikler ve ışınım yoluyla yapılan yapay müdahalelerle ulusal – küresel ölçekte doğal iklim sistemleri ile canlı yaşamı için biyolojik, ekolojik, toplumsal ve ekonomik yönlerden tehlike ve tehdit potansiyelini hala görmezden gelebilmek akıl dışılıktır!

[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/Yans%C4%B1tabilirlik

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here