Tüm insanlığın ”Birileri”nin yürütmekte olduğu deneyin kobayları olarak yaşamak zorunda olduğu düşünülürse, tüm etik değerlerimizi ve ahlaki pusulamızı kaybetmiş olduğumuz söylenebilir.

Dünyanın herhangi bir bölgesinde herhangi bir zamanda havanın nasıl olacağını öngörebiliyor veya tahmin edebiliyorsanız, insaoğlunun kaderini elinizde tutarsınız ve neye ne kadar para ödeyeceklerini siz tayin edersiniz.

Washington DC sıradan insana cevap vermez, onu yönlendiren seçim kampanyalarına milyonlar yatıran ticari çıkar gruplarıdır.

Para ve güç bağımlılık yaratır.

Yaratıcının orataya koyduğunu alıp, O’nun otoritesini hiçe sayıp, yaşamı şirketlerin otoritesi altına sokuyoruz. Doğabilecek sonuçlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.

Özel kişiler veya belirli bir çıkar grubunun tüm gezegen üzerinde çok fazla koza sahip olacağı endişesini taşıyorum.

Kimsenin Tanrı rolünü oynamaya hakkı yok; özellikle de atmosfere zararları bilinen toksik kimyasal ve partiküller boşaltıyorlarken.

İnsanlığı bu tip bir deneye tabi tutulması hiç iyi bir fikir değil. Atmosfer ve yeryüzü hepimize ait. Yediğimiz yiyeceği, soluduğumuz havayı, içtiğimiz suyu bize o veriyor ve kimsenin dünyaya sahip olmaya çalışmaya hakkı yok.

Biyosfer tepeden tırnağa risk altında.Arktik üzerindeki metan gazı patlamasına müdahale iklim mühendislerince gündeme getirildiyse de bu tip müdahalelerin çok büyük politik, sosyal ve ekonomik sonuçları olacağı kesindir.

İklim Mühendisi David Keith: “Bu yeni yöntemlerin çevreye etkilerini, doğuracağı riskleri hesaplamak bu yöntemleri geliştirmekten çok daha zor iştir.

Doğal çevrenin yerini alacak suni bir çevre oluşturuyorlar (doğal besinlerin yerini genetiği değiştirilmiş besinlerin alması, abiyotik strese ve alüminyuma dayanıklı bitki örtüsü oluşturma çalışmaları)

Parçalanmış ozon tabakası, global kuraklık, toksik madde yüklü toprak, zehirlenmiş popülasyonlar… Bu konuların hiç mi önemi yok?

Bu çalışmalar ekosistemi daha önce görülmemiş şekilde etkiliyor. Parmağımızın ucundaki teknolojiyle artık Tanrı’yı oynuyoruz.

Dünya iklimi nasıl değişirse değişsin, Tanrı’yı oynamak yerine gezegenin bununla kendi başa çıkmasına müsaade etmek daha yerinde olmaz mı?

Bunun topluma hiçbir faydası yok. Bitkiye de çiftçiye de çevreye de hiçbir faydası yok.

Her şeyin başı para; hava ve iklim koşullarıyla oynanması da kontrol kumanda grubunun hayatımızın bir başka yönünü daha malvarlığına çevirme, eşyaya dönüştürme girişimi yalnızca.

EPA uyarıyor, hava koşulları daha da kötüye gidecek, iklim değişiyor diye.. Evet, katılıyorum, hava ve iklim değişiyor. Şimdi asıl mesele bu değişimin doğal mı yoksa insan eliyle mi yaratılmış olduğudur. İnsan eliyle yaratıldıysa bunu kim yapıyor? Şu iklim mühendisleri takımı mı?

Ben şuna inanıyorum ki iklim mühendisliği çalışmaları devam ettiği takdirde, gezegende her ne değişiklik olmaktaysa biz bunu kat be kat daha beter hale getirip bu süreçte de her şeyi zehirleyeceğiz. Ve hakikaten de üzerimize yağan metal miktarını düşünürseniz de oldukça uzun bir süredir bu zehirlenmeyi yaşıyoruz zaten.

Konuşmacılar insanların bu gelişmeleri mutlak surette duyurmalarını, dahil olabildikleri tüm ortamlar da tartışmalarını ve iklim mühendisliği çalışmalarının durdurulması için baskı yapmalarını öneriyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here