Kimyasal Püskürtmeler: Diyelim ki jeo mühendislik yapıyoruz çünkü hava şartlarının biraz daha iyi olmasını istiyoruz.

[Dünyaca tanınan jeo mühendislerin yakın zamandaki bir konferansından]

Bu dönemde muson yağmurlarında azalma olacak. Dev kasırgalar olacak. Küresel çalışmalar gösteriyor ki yağış düzenlerinde bazı etkiler olacak.

Büyük çaplı bölgesel zirai bozulmalar birkaç yıl süresince ortaya çıkabilir. Potansiyel olarak 2 milyar insan bu müdahaleler yüzünden bozulmuş yiyeceklere maruz kalabilir.


↓ Youtube'dan Takip Etmek İçin Lütfen Kanalımıza ABONE OLUN


Spreyler (en azından bu modellerde, simülasyonlarda ya da bu simülasyonların göstergelerine göre) yağış ve yüzeysel akış açısından birçok bölgede çoğu zaman iklim değişimini öteleyebilir. Fakat muhtemeldir ki bazı bölgelere zarar verir.

– Ken Caldeira | Jeo Mühendis

DÜNYA NEDEN ZEHİRLENİYOR ? “Kimyasal izler / Jeo Mühendislik Programlarına Bağlı Birçok Gizli Plandan Biri Üzerine Araştırma”


Çocuk : Büyüdüğümde ya bir sanatçı ya da bir öğretmen olmak istiyorum. Her yer de doğanın olduğu bir Dünya da büyümek istiyorum. Doğa’yı seviyorum.

Bu sorunu aydınlatmaya çalışmazsam çocuklarımın gözlerine nasıl bakabilirim? Hem de aldıkları her nefesin bu metalle yüklü olduğunu bilirken? Şunu söylemek zorundayım ki yaşayan ve nefes alan her şey için küresel Jeo Mühendislik programlarından daha büyük ya da daha acil bir tehdit yoktur, nükleer felaket dışında.
– Dane Wigington
Güneş Uzmanı / İklim Araştırmacısı


Jeo Mühendislik, Dünya ikliminin suni değişimi olarak tanımlanmaktadır. Jeo mühendisler; 10 ila 20 milyon ton toksik aluminyum ve diğer maddelerin gökyüzümüze püskürtülmesini öneriyor. Gerekçeleri ise gezegenimizi soğutmak. Bu iki tür Jeo Mühendisliği elimden geldiğince birbirinden ayırmama izin verin.

[David Keith – Jeo mühendisi]


İlkine biz solar radyasyon yönetimi diyoruz, ve burada fikir şudur: Dünya’yı daha beyaz yapmak, Dünya’nın yansıtabilirliliğini etkin şekilde artırmak için yansıtıcı, çoğunlukla yansıtıcı ve başka partikülleri koyarak, Güneş tarafından emilen ısının miktarını azaltmaktır ve böylece Dünya üzerindeki soğuma eğilimini boydan boya ortaya çıkarmaktır.

Ben yine de iklim modellerinin başlangıç sonuçlarının güneş ışığını yansıtarak Dünya’dan uzaklaştırmanın büyük ölçüde iklim değişimini öteleyebileceğini gösterdiğini düşünüyorum. Ancak bu süreç bazı bölgelere zarar verecektir.

En çok sülfür üzerinde durduk. Yine de alüminyumu da düşünmenin bazı iyi sebepleri olabilirdi. Öncelikle alüminyumun stratosferde ki çevresel sonuçları üzerine birçok çalışma yapılmış olduğu görülüyor.

70’li yıllara kadar giden bir dizi doküman var: ışınma ve ozon üzerinde stratosfer de, alüminyumun yok edici özelliklerini ve yararlı olabilecek özelliklerini inceliyor. Bir jet uçak ile basit şekilde yapılabilir. Yüksek – kaliteli alüminyum partikülleri yapıp, buhar olarak püskürtün ki o da oksitlenir. Prensipte böyle bir şey yapmak kesinlikle mümkündür.

“Püskürttükleri de Neyin Nesi?” yayınlandığından beri, Dünya’nın her yerinden yüzlerce insan, yağmur suyu analizi yaptırmaya başladı. Buldukları şey ise birçok kişinin adlandırdığı şekliyle alüminyum, baryum ve strontiyumdan oluşan Kimyasal iz – Jeo Mühendisliğin ayak izi.

Welsbach’ın izlerini Uluslararası boyutta (Dünyanın her yerinde) buluyoruz; her nereden yağmur ve kar suyu örnekleri alıp kimyasal analiz yaptırırsanız yaptırın. Welsbach Stratosferik Patent oldukça yaygın.

Francis Mangels
Amerika Tarım Bakanlığında Biyolog
ATB Toprak Koruma Hizmetlerinde ve Zirai Orman Hizmetlerinde 35 yıl


Jetlerden çıkan kimyasal izleri gördüğünüz her yerde alüminyum, baryum, strontiyum bulacaksınız. Üzerinize yağıyorlar. Bunun olduğuna neden inanmayalım ki gökyüzüne baktığımızda gördüklerimiz birçok jeo mühendislik patenti ile örtüşüyor. 160’dan fazla patent ile?

Bunun olduğuna neden inanmayalım ki; yağmur suyu analizlerinde bulunanlar jeo mühendislik patentlerinde geçen ana elementler ile birebir örtüşüyorken?

Bunun olduğuna neden inanmayalım ki çok kısa bir sürede  (beş yıl kadar kısa bir sürede) alüminyumun yağmur suyundaki oranının arttığını örneğin %50,000 arttığını görüyorken? Kaliforniya hava kalitesi çalışmaları, yeni kaynakları, Çin’den gelen bu metalleri göstermiyor.

Yani, biliyorsunuz, üzerimize yağan bu ağır metal bombardımanı bir yerden geliyor. Jeo mühendisliğinin uygulandığına neden inanmayalım?

Hava şartlarında ki düzen o kadar değiştirildi ki jeo mühendislerinin kendi ifadeleriyle ve de jeo mühendisliğinin sonuçları ile ilgili raporlarına göre; yağış miktarı azaldı, ozonda ki tahribat arttı.

Kuzey yarım kürenin ozon tabakasında kocaman bir deliğimiz var artık. Alüminyum toprakta ve yağmurda olmalı mı? Evet, toprakta olmalı. Doğal olarak mevcut. Her zaman vardı.

Yağmurda olmalı mı peki? Kesinlikle hayır! Analiz sonuçlarındaki standart cevap şu: “örnekleriniz kirli”.

Fakat şimdi aldığımız örnekler de alüminyum oranı sıfır çıkıyor; baryum ve strontiyum oranı çok yüksek iken alüminyum oranı sıfır. Bu da kanıtlıyor ki örneklerimizde kir vardıysa eğer, bir şekilde zeminden kir bulaşmış olsaydı, tespit edilecek miktarda az da olsa alüminyum çıkardı.

Jeo mühendisliğin ana maddeleri, özellikle, metallerin oksitleridir, alüminyum oksit de dahil.

Barb Peterson
Küçük Çiftçi / Çiftlik Sahibi
Araştırmacı
Radyo Sunucusu
Farmwars.info


Bu da bitkileri mahvetmektedir, tamamen mahvetmektedir. Ağaçlar ölüyor. Neden?

Yaklaşık iki yıl önce, evimin arka taraflarına gittim evimin arka taraflarında kilometrelerce gidebilirsiniz. Yol boyunca ormanın içinde gidebilirsiniz, bilirsiniz, dereler ve her şey… her şey muhteşemdi.

Dünden önceki gün, tekrar bir gezinti yaptım, yine ormana gittim ve gördüm ki tahrip olmuştu. Daha önce de işaret ettiğim gibi, Michael, buradaki örnekte görüyoruz, çok dayanıklı, yerli bitkiler tamamen tükenmiş, ölmüş. Bir tür kimyasal ile vurulmuş gibi görünüyor.

Ve bunları sadece son birkaç yıldır görüyoruz. Orada başka bir tane daha var, orada, şurada da var. Orada olgun kocayemiş ağaçları görüyoruz, 210 – 240 cm arasında boyları, onlar da bu bitki gibi kurumuşlar.

Amerika Tarım Bakanlığı araştırmayı reddediyor. Bu bölgenin pH değeri yaklaşık 5.6 civarında olmalı. Kimyasal izler burada ağırlaştığından beri, bu ormanların pH değerini takip ediyorum, doğru ifadeyle, yükseliyor. 5.6’dan 20 kat daha alkalin oldu. Bu maddelerin serpintisi çok büyük bir kırmızı bayrak seviyesinde orman zemininin pH değerini değiştiriyor.

Amerika Tarım Bakanlığı’ndan bölgemizin toprakları üzerine yapılmış çok geniş çalışmalar var elimizde ve bu topraklar beş – altı yıl içerisinde değişti.

Bu bölgede ki pH değerleri bu süre içerisinde 10 ila 12 defa alkalin seviyesine doğru değişti. Tarım Bakanlığının toprak uzmanları ile birlikte bizzat orman analizinde bulundum; kafalarını kaşıyıp buradaki eko sistemi son derece etkileyen pH seviyesindeki çok derin değişimlere hiçbir açıklama getiremediler.

Alüminyum tampon etkisi gösteriyor, alüminyum hidroksit olduğunu düşünüyoruz. Ek olarak; baryum karbonat, strontiyum titanat, strontiyum oksit, baryum oksit, ve muhtemelen bazı alüminyum oksitler var. Fakat görünen o ki bu, asidik topraklarımızı 20 kat daha fazla alkalin yaptı, yaklaşık 6.8.

Burada basitçe birleşen çok fazla nokta var. Gökyüzümüz artık neredeyse hiç mavi olmuyor. Bu jeo mühendisliğin sonucu denilen şey. Şu an da gezegene ulaşan kayıp güneş ışığının miktarı, inanılanın ötesinde.

İnsanlar “küresel karartma” terimini araştırırlarsa görecekler ki birkaç on yıl önce gezegene ulaşan güneş ışınlarının %20’sinin artık gezegene ulaşmadığını görecekler.

Bence bu çok az insanın meydana geldiğini bildiği çok derin bir değişim. Ve gökyüzünde gayet belirgin oluşumlar var; uçaklardan, gayet görünen, güneşi engelleyen, yayılan, soluk renkli izler var, tam da jeo mühendislik patentlerinin anlattığı gibi.

40’lar 50’ler seviyesinde ki ağır alüminyum, 3000, 4000, 5000 seviyelerinde. Baryum, strontiyum da 40 ile 50 seviyesindeyken yine 2000 ila 3000’lerde.

Baryum ve strontiyum için de durum aynı. Bu metal dağı nereden geliyor?

Neden astım, dikkat bozukluğu, Alzaymır, otizm ile ilgili araştırmalarda alüminyum ile, partikül teneffüsü ile bağlantılar çıkıyor?

Neden bu hastalıklar, neden, hiçbir belirgin açıklama yapılmadan tablolardan çıkarılıyor?

Neden Amerika Birleşik Devletlerinde solunum yollarına bağlı ölümler, 6 yılda 8’den 3. sıraya yükseldi?

Ve kimse de soru soruyor gibi görünmüyor. Neden herkeste, her 2 kişiden birinde astım var artık, neden TV reklamlarının ikisinden biri alerji ilaçları üzerine?

Ve yine, David Keith; Dünya’nın en bilinen Jeo Mühendisine, bir kayıtta şu soru sorulmuştu: “20 milyon ton alüminyumun atmosfere salınmasının sonuçları üzerine herhangi bir çalışma yapılmış mıydı?”. Cevabı açıkça, “Hayır” oldu.

Jeo mühendisler modellerinin gezegeni soğutmak amacında olduğunu iddia ederken, bir dizi yapılan çalışma gösteriyor ki evet, geçici olarak, bölgesel soğuma olacak, çünkü bu parçacıklar güneşi geri yansıtıyor. Ancak, geceleri bir battaniye gibi hareket ediyorlar ve gezegeni ısıtacaklar.

O zaman elimizdeki soru şu, “Ne diye kimyasal püskürtüyorlar?”

Jeo mühendisliğin ilgi alanlarından biri şudur: Çevresel olarak atmosfer ile ilgili bir şey yaptığınızda, hava şartlarının değişimi ile de uğraşıyorsunuzdur.

Geçmişte; Amerika Birleşik Devletlerinde, hava şartları modifikasyonuna 1940’lı yıllarda insanların yapılmasını istediği bir şey olarak bakılıyordu.

Rosalind Peterson
Emekli ATB Çiftlik Hizmetleri Dairesi Hasat Kayıpları Eksperi,
Tarım Endüstrisi Savunma Koalisyonu Başkanı
Sonoma Devlet Üniversitesi Çevresel Çalışmalar ve Planlama mezunu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here